İrşad Gençlik Eğitim Kültür ve Hizmet Derneği
Subscribe: PostsComments
logo
Peygamberler Tarihi

gulİlk İnsan İlk Peygamber: Hz. Adem

Risalet insanlığın ahirete uzanan yolculuğunun en önemli köşe taşıdır. İnsanın yaratılış amacı Allaha kulluktur. Hayatın yaratılış amacına uygun bir tarzda sürdürülebilmesi için kesintisiz bir doğru çizgiye ihtiyaç vardır. Hangimizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü de, hayatı da yaratan Rabbimiz, elçileri vasıtasıyla bizlere hidayet ve selamet yollarını bildirmiştir.

 

ad kavmi

Âd Kavmi

Ad, en eski Arap kavimlerinden olup küçük-büyük bütün Arapların çok iyi bildiği bir topluluktur. Haklarında kulaktan kulağa dolaşan efsanelerin olduğu bu kavim, helak olup gitmiş; onlardan geriye adlarından başka hiçbir şey kalmamıştır. Arap şiirlerinde de çokça bahsedilen bu topluluk,  “Arab-ı Baîde” diye de bilinen ilk Arap kabilesi olup,  Hz Nuh’un oğlu Sam’ın soyundan gelmektedir.Kur’an-ı Kerim’de Âd kavminin yaşadığı bölgenin ismi “Ahkâf” olarak geçmektedir. Bu kelime Arapçada; hafif tümsek, kum tepeleri manasına gelir. Yemen ile Umman arasında yer alan bu bölgenin sınırı Irak’a kadar uzanıyordu.

 

semud1Salih Peygamber – Semud Kavmi (Ashab-ı Hicr)

Semud kavmi, Arap yarımadasında Âd kavminden sonra yaşamış en meşhur kavimdir. Peygamberimizden önce Araplar arasında onlarla ilgili hikâyeler, destanlar, rivayetler biliniyor ve konuşuluyordu. Cahiliye şiirlerinde Semud ismi geçmektedir. Bunlara ait birtakım yazıtlara da rastlanmıştır. Âd kavmi helak olduktan sonra, mü’minler önce Mekke taraflarına, daha sonra Medine ile Şam arasında bulunan Vadi’l Kura’nın Hicr bölgesine yerleşmişlerdir…

 

makamıibrahimHz. İbrahim (a.s)

İbrahim yaşadığı bölgede öncelikle babası Azer’i ve Nemrut’u Hakk’a çağırmış, onların putları ile mücadele etmiştir. İbrahim (a.s) putları kötüleyerek onları düşünmeye sevk etmiştir. Hz İbrahim’in kavmi olan Irak bölgesinde yaşayan Keldanîler; yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi putlara da tapıyorlardı. İbrahim, putların Allah ile insanlar arasında asla aracı olamayacaklarını sert bir dille onlara haber vermiş bunun ancak bir aldanmışlık ve insanın kendini kandırmasından başka bir şey olamayacağını bildirmişti. Hatta bu putların kendilerine bile fayda veremeyeceklerini ve başkalarına fayda vermelerinin ise kesinlikle mümkün olmadığını onları …

 

mancınıkHz. İbrahim’in Daveti-II

Davetçi, Hz. İbrahim gibi tevhid ehli ve batıldan yüz çeviren bir özelliğe sahip olmalıdır. “Doğrusu İbrahim Allah’a itaat eden, bütün batıl dinleri bırakıp sadece O’na boyun eğen, tek başına bir ümmetti. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.” (Nahl 16/120) Davetçi doğru bir inanca sahip olmalıdır: “Yalnız Allah’a kulluk ederek, bütün benliği ile yüzünü O’na dönen ve tek Allah’a inanarak hiçbir zaman O’na ortak koşmayan İbrahim’in dinine uyandan daha güzel bir inanç sahibi kim var?” (Nisa 4/125)Hz. İbrahim fıtratın yolunu tutmuştur. O yaratılışının gereğini yerine getirmiştir.
balıklıgöl2Hz. İbrahim – III
Allah’tan salih bir evlat isteyen İbrahim’e akıllı, halim bir çocuk müjdelenir. (Saffat 37/99-101) İsmail İbrahim’in ilk çocuğu olarak dünyaya gelir. O daha sütten kesilmeden annesi Hacer’le beraber İbrahim (a.s) tarafından Allah’ın emri gereği bugünkü Kâbe’nin bulunduğu yere götürülür, oraya bırakılır. (İbrahim 14/37) İsmail çok küçüktür. (Saffat 37/100-102) İbrahim’in biricik oğlu İsmail ile eşi Hacer’i bugünkü Mekke şehri olan yere bırakıp hiçbir şey demeden dönüp gitmesine Hacer şaşırmıştır. Bu kadar uzun ve yorucu bir yolculuk; kendilerinin yapayalnız, ıpıssız çöle terki için mi yapılmıştı? Bu bir kıskançlık meselesi hiç olamazdı. Binlerce kilometrelik yol kat edilemezdi.
helakİman, Hicret ve Cihat: Lût (a.s)

Lût Kavmi, bugünkü Ürdün toprakları ile Batı Şeria arasında yer alan Ölü Deniz diye de bilinen Lût Gölünün olduğu bölgede yaşamıştır. Bu kavim insanlık tarihinde o güne kadar hiç görülmemiş bir fenalığı ihdas etmiş ve insanlık tarihinin yüz karası olmuşlardır. Bunlar Allah’ın verdiği nimetlere teşekkür etmek yerine azgınlaşmışlar, şımarmışlar ve daha da ileri giderek utanmaz hayâsızlıklar yapmışlardır. Kadınlarla evlilikleri kötü görmüş, hemcinsleriyle birlikte olmayı bir övünç meselesi haline getirmişlerdir. İnsanlığın yüzkarası olan bu kavim pisliklerini alenileştirdikleri gibi bu çirkin tavırlarını tecavüzlere kadar götürmüş, utanmazlıklarını alaylarına…

 

çölHz.İshak (a.s)

O, tanıdığına ve tanımadığına ikram eder, onları ağırlamaktan huzur duyardı. Bir gün evine hiç tanımadığı üç yakışıklı genç geldi. Âdeti üzere koşturdu ve bir dana kızartarak önlerine koydu. Misafirlerin, bu ikrama hiç el uzatmadıklarını görünce Hz. İbrahim onların düşmanlığından endişe ederek heyecanlandı ve çekindi. Onun bu durumunu gören misafirler İbrahim’i teselli ederek: “Endişelenme, biz Rabbi’nin elçileriyiz.” dediler.

 

Doğru YolHz. İdris (as)

“Kitapta İdris’in kıssasını da anlat. Şüphesiz o özü-sözü doğru bir peygamberdi. Biz onu çok yüce bir makama yükselttik. İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden olup Âdem’in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail (Ya’kub)’in soyundan hidayet yolunu gösterip seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlar.” (Meryem 19/56-58) Bir başka ayette ise şöyle ifade edilmektedir. “İsmail’i, İdris’i, Zülkifl’i de hatırla! Bunların hepsi sabreden kimselerdi. Biz de onları rahmetimizle kuşattık. Çünkü onlar salih kimselerdendi.” (Enbiya21/85-86)
nuh-1Hz. Nuh (as) – I

Hz. İdris’in (as)  vefatından sonra insanoğlu, yine en büyük düşmanı şeytana uymuş ve doğru yoldan sapmıştır.Yüce Rabbimiz, rahmeti gereği haddi aşan toplumu doğruya çağırmak ve yaratılış amacını göstermek için Nuh (as)’u göndermiştir. Araf Suresi 59. ayette şöyle buyrulur:“Andolsun biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik. Dedi ki: ‘Ey kavmim, Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım.”
nuh2Hz. Nuh (as) – II

Hz. Nuh (as), kavmini uzun yıllar Rabbine çağırmıştır. Onlara kurtuluşun, sahte Rableri terk edip, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a kulluk olduğunu söylemiştir. Israrlı ve sürekli olan bu davet, kabul görmekten çok toplumunun inkârını arttırmıştır. Kavmi Hz. Nuh’un(as)  uyardığı azabı hafife almışlar ve hemen getirmesini istemişlerdir. Hz. Nuh (as) onlara şöyle cevap vermiştir: “Ben size azap getirme gücüne sahip değilim. Azap ancak Allah’ın dilemesi ve takdiriyle gerçekleşir.”(Hud 11/33, En’am 6/58)
duaHz. Yakub (as)

Yakub (a.s), babası İshak (a.s) ile birlikte dedesi İbrahim (a.s)’e müjdelenen hayırlı bir evlattı. Allah’ın elçileri İbrahim (a.s)’e gelmişlerdi:O esnada hanımı ayakta idi. Bu müjdeyi duyunca güldü. Bizde ona İshak (a.s)’ı ve onun ardından da (torunu) Yakub (a.s)’u müjdeledik.”(Hud 11/71)Bir başka ayette ise şöyle ifade edilir. “Biz ona (İbrahim’e) İshak’ı ve onun oğlu Yakub’u da hediye ettik; hepsini de doğru yola ilettik.” (En’am 6/84) Allah Teâlâ tarafından hediye edildiği ve doğru yola iletildiği müjdelenen Yakub (a.s)’un ismi Kur’an-ı Kerim’de 10sûrede16 defa geçmektedir.

 

kuyuHz. Yusuf

Yusuf (a.s),Yakub’un (a.s) on iki oğlundan biridir. Onun ismi Kur’an-ı Kerim’de 25’i Yusuf Suresi’nde, ikisi de En’am (6/84)ve Mü’min(40/34) sureleri olmak üzere 27 defa geçmektedir. “Ahsenül Kasas” (en güzel hikâye) şeklinde ifade edilen Yusuf (a.s)’un kıssası, ayrıntılı olarak Yusuf Suresi’nde anlatılır. Bu kıssa, ilahî takdirin gerçekleşmesini engelleyecek hiçbir gücün olmadığını göstermek için indirilmiş gibidir.Kıssa rüya ile başlar. Yıllar sonra vuku bulacak bir hakikat, yıllar önce küçük bir çocuk iken Yusuf’a gösterilir. Yusuf rüyasını salih ve kerim bir peygamber olan babası Yakub’a anlatır.“Babacığım! Rüyamda on bir yıldız, bir ay, bir de güneş gördüm…

 

zindanYusuf (a.s) Zindanda

Yusuf (a.s) gençliğini güzel ahlakla taçlandırmış, Rabbinin hoşuna gidecek davranışlar göstermişti. Allah’ın rızası için zindana razı olmuştu. Zindanlar; iç karartıcı pis kokan havası, yosun tutmuş rutubetli taşları, kapkaranlık izbe odaları, gün ışığına hasret koridorlarıyla farelerin cirit attığı yerlerdir. Zindanın dünya ile alakası yalnızca oraya gelen yeni yüzlerledir.İnsana zindanda dakikalar gün, günler yıl gibi gelir. Hayat tek bir vakitten ibarettir. Hep gecedir. Gün bir türlü ışımaz. …

 

papyruspaperHz. Yusuf (a.s) – II

Hz. Yusuf’un kralın rüyasını yorumlaması, rüyadan yola çıkarak kendi krallığı için 15 yıllık bir plan yapması, ardından da Yusuf (a.s)’un suçsuz yere zindana atıldığının anlaşılması Mısır kralını çok etkiledi ve onu büyük yetkilerle göreve getirmek istedi. Yusuf (a.s) şöyle karşılık verdi: “ Beni ülkenin hazinelerini yönetmekle görevlendir. Çünkü ben koruyup yönetmeyi iyi bilirim.” (Yusuf 12/55) Yusuf Mısır’da geniş yetkilerle donatılmış büyük bir mevki ve güç sahibi olmuştu. Dilediği gibi ülkeyi yönetiyordu. Bunların hepsi, Yusuf’a Allah’ın birer lütfundan başka bir şey değildi. Allah bir kulu için hayır murat etti mi onu izzet ve kuvvet sahibi kılardı.

 

EyyübEyyüb Aleyhisselam

Sabır peygamberi Eyyûb (a.s)’un soyu ve yaşadığı dönem hakkında çeşitli rivayetler vardır. Hz. İbrahim (a.s) ateşe atıldığında ona iman eden ve onunla beraber hicrete çıkan mü’min bir kişinin oğlu olduğu, Ölü Deniz’in güneydoğu bölgesinde yaşadığı[1] ve Hz. İbrahim soyundan geldiği rivayet edilir. [2]  Başka bir rivayette ise; Arap asıllı olup Davud ve Süleyman (a.s) zamanı peygamberlerinden olduğu rivayet edilmiştir. Ayrıca Yusuf (a.s)’dan sonra yaşadığı da söylenir.[3]Mevdudi ise M.Ö. 9. yüzyılda yaşadığını ifade etmiştir.
TeraziHz. Şuayb aleyhisselâm

Allah’ın kullarına rahmet olarak gönderdiği peygamberler, kavimlerini küfür ve günah bataklığından imanın aydınlığına, Allah’a itaatin verdiği huzura çağırmışlar; toplumları fesada sürükleyen kötü davranışlarla mücadele etmişlerdir. Ölçüde ve tartıda hile yaparak insanların mal emniyetini bozan, yol keserek can güvenliğini tehdit eden kalpazan bir topluma Allah Teâlâ Şuayb aleyhisselâm’ı peygamber olarak göndermiştir.Şuayb aleyhisselâm’ın İbrahim (as)’in soyundan geldiği; (Taberi, Tefsir, c.8 s.237)  bir başka rivayete göre ise Lut (as)’un torunu olduğu ifade edilmiştir.
FiravunHz. Musa Aleyhisselâm

Bereketli Nil Nehri bir emanet taşıyordu. Sakin sular Müslümanların umudunu yavaş yavaş nehrin kıyısındaki Firavun Sarayı’nın önüne getirdi ve ağaçların arasında görünür bir yerde durdurdu. Birileri onu fark etmişti. Koştular ve kucaklarına alarak Firavun’un karısı Âsiye’ye getirdiler. O da çocuğu kocası Firavun’a getirerek “…Bu çocuk benim için de senin için de göz aydınlığıdır.  Sakın onu öldürmeyin! Umarım bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz.” dedi. (Kasas 28/9)

 

 

 

 

 

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someone
İrşad Gençlik Eğitim Kültür ve Hizmet Derneği @2013 | Tüm Hakları Saklıdır.